Şimdi dünya boşlukta yavaş Sen bütün canlılardan uzaksın yalnızsın Rüzgâr uslandı doruklarda Dağ çiçekleri uykuya vardı Ay bacadan aştı uyumaz mısın
Bir ıslak serinlik yürüdü Kara sokaklardan içeri Çıtırdadı durdu bütün gün Ayaklarının altında bir şeyler Bütün gün ölüler gibi sustun
Bilsen ötesi aydınlık çizginin Delice yakardın eski şiirlerini Bir tutam bulut iki damla yağmur için Yeniden sevinirdin içten içe Bilsen ötesi aydınlık çizginin Bu hal senin halin değil Bütün gücünü yitirmiş Bu hal senin halin değil Yaşamanın kendisini yitirmiş
En insan yanıyla sana dönük Dost dediğin ne gün içindir Unut uzağı olduğu yere Kaldır yatağından vakitsiz Kaldır başucuna getir
Şimdi dünya boşlukta yavaş Sen bütün canlılardan uzaksın yalnızsın Rüzgâr usandı doruklarda Dağ çiçekleri uykuya vardı Ay bacadan aştı uyumaz mısın
Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma
Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma
Yeni dostlar yeni rüzgarlar gelir geçer
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuturlar
Kahredersin başın önüne düşer
Düşerse beni unutma...
Ben demedim mi
Hazırlandılar
Onların yüz bin kolları var
Kırbaçları sert, yamçıları sağlam, atları kavi
Yeğin git kese sür atınla birleş
Ben demedim mi
Ben demedim mi
Tekin değil koyaklar, dağ yamaçları
Yağmur yağar ki sis basar ki kurt iner ki
Ay bulanığında gümüş rengi çakallar
Ben demedim mi
Yalnız gitme demedim mi
Çiğdeme sor, çeşmeye sor
Tek açan menevşeye sor
Ayrılık getirir ayrılıklar
Birleş demedim mi
Ben demedim mi
Karanlık bastı mı gelirsin
Pencerem dibinde durursun
Oyuncaklar kabartma harfler gibi
Elle tutulur garipliğin
Elişi kağıtlardan çicekler yaparsın
Yeni şekiller görülmedik renkler ışıklar yaparsın
Dünya güzelse daha güzel olur
Bir şarkı sıcak yayılır ansızın
Uzanır ellerin gözlerimi örter
Bütün düzenim bozulur
Karanlık bastımı seninle gelir
Nasıl döner durur ortalarda
Çağrışımlardan kopmuş bir sürü
Tedirgin kuşlar gibi kelime
Elinde aynaların binbir yanlısı
Ne yandan baksan ölüm
Kurtul dersin kurtul kendinden
Unut yitiklerini
Seni yargılayacak kim
Karanlık bastı mı gelirsin
Penceremin dibinde durursun
Oyuncaklar kabartma harfler gibi
Elle tutulur garipliğin